Hemoroidal Hastalık Nedir?

Halk arasında basur olarak da bilinen hemoroidler anal bölgede yer alan atar damar, toplar damar ve kas liflerini içeren doku yastıkçıklarıdır.

 

Hemoroidal hastalığın nedenleri nelerdir?

En sık nedenler arasında ;

1.Tuvalette uzun süre kalmak

2.Obezite

3.Kronik kabızlık veya ishal

4.Fazla ıkınma

5.Gebelik

6.Lif bakımından zayıf beslenme ve yaşlılık sayılabilir.

 

Her Hemoroid Müdahale Gerektirir Mi?

Sıklıkla basur olarak bilinen hemoroidler her insanda bulunan normal anatomik yapılardır. Kanama, ağrı, şişlik, makattan dışarı sarkma gibi şikayetlere yol açmadıkları müddetçe müdahale etmek gerekmemektedir. Bulundukları yere göre iç ve dış olmak üzere kabaca iki tür hemoroidal hastalık vardır. İç hemoroidler, anal çizgi (Dentat Line) denilen anatomik bölgenin üzerinde yer alırlar. Hastalığın ilerlemiş olup olmamasına göre 4 dereceye ayrılırlar:

 

I.derece hemoroidal hastalık: Anal çizginin üzerinde yer alır.

II.derece hemoroidal hastalık : Ikınma ile anal çizginin altına doğru hareket eder. Dinlenme halinde anal çizginin üstünde yer alır.

III.derece hemoroidal hastalık: Anüsten dışarı çıkmış hemoroidler el ile itilmeden eski yerlerine geri dönmezler

IV.derece hemoroidal hastalık: Anüsten dışarı sarkmış durumda bulunan hemoroidler el ile itilmekle de içeriye girmezler.

 

Dış hemoroidler hastalık, anal çizginin daha altında yani makat çıkışında oluşur. Bu bölge yaygın bir sinir ağı ile kaplı olduğu için oldukça ağrılıdırlar.

 

Her Hemoroidal Hastalık Cerrahi Olarak Tedavi Edilmek Zorunda Mı?

Dış hemoroidal hastalık oldukça ağrılı olabilir. İlaç, beslenme ve lokal uygulamalara rağmen şikayetler geçmiyor ve sosyal yaşamı rahatsız edici düzeyde ise cerrahi olarak tedavisi yapılabilir. I ve II. Evre iç hemoroidal hastalık, çoğunlukla medikal tedaviye yanıt vermekte ve cerrahi gerektirmemektedir. III ve IV. Derece hemoroidal hastalıklar çoğunlukla cerrahi ile tedavi edilirler.

Hemoroid Ameliyatı Sonrası Çok Ağrım Olur Mu?

Hemoroidal hastalığın tedavisi uzun yıllardır klasik cerrahi yöntemler ile yapılmaktadır. En sık uygulanan yöntem basit olarak, hemoroid pakesinin cerrahi olarak çıkarılması işlemidir. Fakat hemoroidin yerleşim yerine göre oldukça ağrılı olabilmektedir. Bu ağrı bazı hastalarda haftalarca sürmekte ve sosyal yaşama dönüş süresi uzamaktadır.

Günümüzde teknolojininde ilerlemesi ile birlikte, çeşitli minimal invaziv yöntemler tedavi amacı ile kullanılmaya başlanmıştır. Bu yöntemlerden en yaygın olarak kullanılan 2 tanesi Lazer Uygulaması ve Doppler (Arterial Detection Ligation -ADL) yöntemleridir.

Hemoroidal Hastalıklar Cerrahi Kesi Olmadan Da Tedavi Edilebilir Mi?

Gelişen teknoloji ve cerrahi yöntemlerle birlikte artık hemoroidal hastalıklar cerrahi kesi yapılmadan da tedavi edilebilmektedir. Bunlardan en etkili ve kısa sürede sonuç alınanları şöyle; 

 

Lazer İle Tedavi: Hemoroid yastıkçığının lazer enerjisi ile koagülasyonu (yakılması) esasına dayanır. I, II ve bazı III. Derece hemoroidlerde etkilidir. Oldukça kısa sürede uygulanabilir. Lokal veya lokorejyonel anestezi altında yapılır. Günübirlik bir işlemdir. Ağrısız bir yöntemdir. Hasta aynı gün günlük yaşam aktivitelerine dönebilir.

 

ADL-DOPPLER İle Tedavi: Hemoroidlere gelen kan akımını sağlayan damarların, özel bir cihaz ile tespit edilerek kapatılması esasına dayanır. Beslenmesi kesilen hemoroidler yavaş yavaş küçülürler. En efektif sonu. 21 günün sonunda görülür. Günübirlik uygulanabilir. Ağrısız bir yöntemdir. Lazer tedavisi ile birlikte kombine olarak kullanışabilir.

Günümüzde çok popülerdir. İşlem sırasında cerrahi bir kesi yapılmaz. Ağrı oldukça azdır. Hastalarda bir kaç gün ameliyat tekniğine bağlı olarak, tuvalete çıkma isteği duyulabilir. Özellikle kanamalı hemoroidlerde etkilidir.

Bu iki işlemde de hemoroid yastıkçıkları çıkarılmamakta yalnızca hastalık tedavi edilmektedir. Ameliyata bağlı olarak inkontinans (dışkı tutamama) olma olasılığı çok düşüktür.

Hemoroidler istirahat halinde anal kanalı kapatarak, istemsiz gaz ve sıvı kaçışını engellemektedir. Bu nedenle biz tedavide hemoroid yastıkçıklarını çıkarmamayı tercih ediyor ve çoğunlukla LAZER ve DOPPLER yöntemlerini kombine olarak kullanıyoruz.