Özellikle diyabet ve morbid obezite tedavisinde uzun yıllardır tercih edilen bir cerrahi yöntem olan Gastrik Bypass ameliyatında amaç karbonhidrat ve yağların daha çok emildiği ince barsağın ilk bölümlerinin sindirim dışında kalmasını sağlamaktır.

 

Gastrik Bypass Ameliyatı Herkese Yapılabilir Mi?

Gastrik Bypass ameliyatı öncelikle morbid obezite ameliyatıdır. Hasta ile karşılıklı konuşularak Morbid obezite dışında ek rahatsızlığı olmayan hastalara uygulanabildiği gibi özellikle şeker hastalığı olan hastalarda öncelikle tercih edilmelidir. Özellikle karbonhidrat ve yağ emiliminin daha fazla olduğu proksimal (üst) ince barsaklar devre dışı bırakıldığı için şeker hastalığının kontrolü daha iyi sağlanmaktadır.

Tüp Mide Ameliyatı İle Gastrik Bypass Ameliyatı Arasındaki Fark Nedir?

Tüp Mide ameliyatı kısıtlayıcı bir ameliyattır. Yani mide hacmi küçültülerek mideye giren yiyecek miktarı kısıtlanmış olur. Gastrik bypass ameliyatında ise mide hacmi tüp mide ameliyatında olduğu gibi küçültülmekte, bunun yanında da yiyeceklerin emiliminin olduğu bir kısım ince barsak kısmı devre dışı bırakılmaktadır ve cerahi olarak emilim bozukluğu oluşturulmaktadır. Bunun sonucunda da kilo kaybı ve yandaş hastalıkların kontrolü gastrik bypass ameliyatında daha iyi olabilmektedir. Tüp mide ameliyatında kalan mide ile barsak arasında bir anastomoz (birleştirme işlemi) yapılmamaktadır. Gastrik bypass ameliyatında ise küçülen mide bölümü ile barsak arasında yeni bir yol oluşturulmaktadır.

Gastrik Bypass Ameliyatında Mide Küçültülür Mü?

Gastrik Bypass ameliyatında mide küçük bir cep haline getirilir. Midenin yaklaşık olarak %10’luk bir kısmı sindirimde kullanılır. Bu cep şeklindeki mideye ince barsakların mideden sonraki yaklaşık 150. Cm’si bağlanır. Yani ilk 150 cm’lik ince barsak kısmı kullanılmaz ve buradan emilim olmaz. Karbonhidrat ve yağların %60-80 ‘i bu ilk 150 cm de emilmektedir. Buradan emilmeden geçen karbonhidrat ve yağlar vücuttan atılırlar. Böylece diyabet rahatsızlığı olanlarda şeker kontrolü daha da kolaylaşır.

Ayrıca cep şeklindeki mide bölümüne gelen yiyecekler çabuk bir doygunluk hissi oluştururlar.

 

Tüp Mide Ameliyatının mı Gastrik Bypass Ameliyatının mı Başarı Şansı Yüksektir?

Tüp mide ameliyatında başarı oranı %85’lerde iken Gastrik By-pass ameliyatında başarı oranı %75-95 arasında değişmektedir. Hekim ile hastanın karşılıklı konuşarak uygulanacak cerrahi yönteme karar verilmesi uygun olacaktır.

Gastrik Bypass Ameliyatından Sonra Nasıl Beslenilmesi Gerekir?

Gastrik Bypass amleliyatı sonrasında yenilen yemekler öncelikle protein, meyve, sebze sonrasında da tam buğdaylı ürünleri içermelidir. Ameliyat sonrası ilk 2 hafta sıvı gıdalar sonrasında 5. haftaya kadar püre kıvamında gıdalar tüketilmelidir.Günde en az 1.5 litre su tüketilmelidir. Şekerden kaçınılmalıdır. Yemeklerden öncesi ve sonrasındakiş 30 dakika içerisinde sıvı alınmamalıdır. Doygunluk hissi ve ya karında baskı hissedildiğinde yeme durdurulmalıdır.

Mide Fıtığı Olan Hastalar Tüp Mide veya Gastrik Bypass Ameliyatı Olabilir Mi?

Mide fıtığı olması obezite cerrahisi için bir engel teşkil etmemektedir. Mide fıtığı olan hastalarda obezite cerrahisi sırasında yemek borusunun karın içerisinde girdiği kısım dikişler ile veya gerekli ise yama ile daraltılıp iki ameliyat aynı anda gerçekleştirilebilir.

Gastrik Bypass Ameliyatı Sonrasında Hastanede Ne kadar Süre Kalınır?

Bu süre ameliyat öncesi ve sonrasında gelişebilecek komplikasyonlara göre değişebilmek ile birlikte 3-4 gün kadardır.

Gastrik Bypass Ameliyatının Riskleri Nelerdir?

Diğer birçok karın içi cerrahi geçiren hastalarda görüleceği gibi kanama, enfeksiyon, ameliyat sonrası bağırsak tıkanıklığı ve fıtık görülebilir. En ciddi risk mide ile ince barsak arası bağlantıda görülebilecek bir kaçaktır. Bunun sonucunda 2. bir ameliyat gerekebilir. Ayrıca akciğer damarlarında oluşabilecek tıkanıklık (Emboli) ve kalp problemleri görülebilmektedir. Bu komplikasyonların görülme oranı %10-15 arasında olmakla birlikte ciddi komplikasyon görülme oranı oldukça düşüktür.